Menü
Yatılı Kur'an Kursu

Serhat Ulu Camii

Devam Eden İnşaatlar

Hoş Geldiniz
Misyonumuz; Toplumun dini ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermek amacıyla İslam Dininin temel kaynaklarına dayalı doğru ve güncel bilgi ile toplumu din konusunda aydınlatmak, inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmektir. Vizyonumuz; Ardahan'da İslam Dinine ilişkin her hususta referans alınan, en etkin ve saygın kurum olmaktır.
ÇILDIR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ

Göle

 

İslam DEMİRCİ

Çıldır ilçe Müftüsü

 

 

         Arif GÜLER         V.H.K.İ.

 

Yaşar BAKTEMUR                Hizmetli

ÇILDIR MÜFTÜLÜĞÜ
A) KURULUŞ: Çıldır İlçe Müftülüğü Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak İlçenin Din Hizmetlerini yürütmektedir. Müftülüğün idari işlerini İlçe müftüsü yürütmektedir. 1972 yılından itibaren bu göreve fakülte mezunu müftüler atanmaktadır.
Çıldır İlçe Müftülüğü Türkiye Diyanet Vakfına bağlı hizmet binasındaki bürosunda hizmet vermektedir.
B) PERSONEL ARAÇ GEREÇ DURUMU

1- Personel Durumu:
a) Mevcut Durum:
İlçe Müftülüğünde (1) Müftü, 1 Vaiz (Yurtdışı görevli), 1 Kur'an Kursu Öğreticisi, (1) V.H.K.İ, (26) İmam-Hatip, 1 4/b sözleşmeli İ-H,  (1) Müezzin-Kayyım, 1 Hizmetli olmak üzere toplam (33) personel bulunmaktadır.
2- Araç Durumu:
a) Mevcut Durum:
Ardahan İl Müftülüğüne ait 75 AC 083 Plakalı araç geçici olarak İlçe müftülüğümüzde halen kullanılmaktadır.
3- Gereç Durumu
a) Mevcut Durum:
Müftülüğümüzde (1) adet Fotokopi makinesi, (1) adet Faks cihazı  ve 1 si eski olmak üzere 2 adet bilgisayar mevcuttur.
C)  HİZMET BİNALARI LOJMAN  VE  YATIRIMLARI
1- Müftülük Hizmet Binasının Durumu:
a) Mevcut Durum:
Müftülüğümüzün hizmet binası 1996 yılında şu anki durumuna getirilmiştir. 1. Kat  masa tenisi salonu, Kur?n Kursu, Kömürlük ve kalorifer, 2. Kat ( 1) Lojman (1) Misafirhane, 3. Kat  (1) Müftü lojmanı ve müftülük hizmetleri için idare bürosu olarak kullanılmaktadır.
2- Köylerdeki Cami ve Lojman Durumu:
a) Mevcut Durum:
İlçemiz ve köylerinde toplam (34) kadrolu cami bulunmaktadır. (1) köyümüzde ise cami yapılmış bu cami için kadro teklifinde bulunulmuş fakat kadro alınamamıştır. (2) köyümüzde ise hiç cami yoktur. Köylerimizdeki bütün camilerimiz betonarme taş duvardan yapılmış ve tavanı çatı ile kapatılmıştır. Köylerimizde (3) adet  tarihi nitelikte cami bulunmaktadır. (Aşıkşenlik, Gölbelen ve Kayabeyi) Yine bu  camilerin 23 tanesi minareli olup 11 tanesi  minaresizdir.
3- Lojmanlar: a) Müftülük Hizmet Binası Lojmanları:
Müftülüğümüzde 100m² ve 60 m² den oluşan (2) adet lojman ve 70m² den oluşan (1) adet  misafirhane mevcuttur.
Merkez ve Köy Cami Lojmanları:
Merkez caminin 1 adet 90m² betonarme lojmanı mevcuttur. Köylerimizde yeterli olmamakla birlikte 20 adet cami lojmanı bulunmaktadır.
HİZMETLER
1- Din Hizmetleri:
İlçemiz ve köylerinde İmam-Hatip olarak görev yapan personelimiz; halkı dini yönden bilgilendirme, doğru din anlayışını benimsetme, bu konudaki eksikleri giderme görevlerini yerine getirmekte ve halkın dini taleplerine cevap vermektedirler.
2- Vaaz ve İrşad Hizmetleri:
İlçemiz Müftüsü Başkanlığında kurulan vaaz ve irşad ekibi tarafından ilçe merkez ve köylerindeki camilerde halka hizmet verilmektedir.  Vaaz konuları İl Müftülüğüne bildirilmektedir.
3- Eğitim Öğretim Hizmetleri:
İlçemiz merkez ve köylerindeki görevlilerimiz müftülüğümüzün denetiminde Cami Dersleri ve Yaz Kursları adı altında halktan istekli olanlara dini konularda bilgi vermekte ve kur?n-ı kerim okumayı öğretmektedirler.

ÇILDIRİLÇESİ

ÇILDIR'IN TARİHÇESİ

Çıldır, en eski Türk yerleşim merkezlerinden biridir. Heredot Tarihi'nde de bahsedildiği gibi, M.Ö. 650-700 yılları arasında bölgeye gelen Saka Türkleri, Çıldır'a ebedi Türk olma damgasını vurmuşlardır. Zaten Çıldır adı da oradan gelmektedir.
Çıldır, Oğuz Han'ın Çavuldur Boyu adının; Çavuldur (Çaldur) Çıldır şeklinde fonetik bir değişikliğe uğramış biçimdir.
Çavuldur, Oğuz'un Gökhan'dan olma ikinci torunudur. Yöre halkının meskuniyeti, böylece 1071 Zaferi'nden çok daha gerilere gider. Öyle ki, Anadolu kapılarını ebedi olarak Türklere açacak olan Sultan Alpaslan'ın ordusu, Çıldır'a geldiğinde, Akçakale mevkiinde üç gün misafir edilir ve ordusuna takviye birlikler verilir.
Çıldır'ın bilinen tarihi zamanımızdan 6000 yıl öncesine gitmektedir. Yapılan araştırmalarda Hurrilerin burada Akçakale ada kenti olmak üzere bir devlet kurduklarını göstermiştir. M.Ö. 1900-1400 yılları arasında kurulan Kitanlı Devleti Çıldır gölü ve çevresine 500 yıl hakim olmuştur. Bundan sonra merkezi otoritesi kayıp olan Hurrilerin 600 yıl süren derebeylik devresinde Akçakale Köyü merkez olmak üzere Gökdağ, İnektepe, Kalaça, Akçakale'nin kuzeyinde Senger denilen yerlere birer kale kurarak derebeylik yörede egemen olmuştur. Özellikle Senger- Gökdağ üzerinde Trabzon'a kadar uzanan tarihi ipek yolunun bir kolunun da kontrol altına alınabilmesi için bir tepenin yapay engellerle sarplaştırılmasıyla dikkati çeker. Burası hem Çıldır gölüne hem'de Çıldır ovası'na hakim bir derebeylik'idi.
Daha sonra aynı ırktan olan URARTU Devleti'nin egemenlik sürdüğü görülür. M.S. 650 yıllarında SAKA Devleti, URARTU Devleti'nin egemenliğine son vermiştir. Bir süre sonra yani M.S. 429 yılında 200 yıl boyunca İranlılar  Çıldır'a hakim oldular. Bu dönemin izleri mezarda ateş yakmak ve ateşe su dökmenin günah sayılması gibi inançlarla günümüze ulaşmıştır. 450-500 seneleri arasında Musevi inancını kabul etmiş olan Hazarlar büyük bir Devlet kurarak Çıldır ve çevresini'de topraklarına kattılar. Bu dönemde buralarda bulunan Kazak ve Borcalı'lara TEREKEME adı verilirdi.
Selçuklu Sultanı Alpaslan 1064 yılında Horasan'dan büyük bir ordu ile gelip Mayıs ayında Cavak Sancağının merkezi olan Akçakale'yi feth etti. Alpaslan'ın savaşmadan teslim olma önerisini götüren İbni Mücahit ve Ebu Semre-yi Akçakale Beyi öldürttüğünden kent savaşla alındı ve gece yakıldı. Gölün doğu kıyısındaki Albiz Kalesi'de alınarak yakılıp yıkıldı. Çıldırın İdaresi Alpaslan'ın kayın pederi sayılan Müslüman Loru Terekeme beylerine verildi. Akçakale, Akal-Palak halkı göç ederek yanan şehirlerinin yerine Ahırkelek Kalesini yaparak yerleştiler. Türkçe'de Şeytan anlamına gelen Albız halkı ise Rabat (Yıldırımtepe) kuzeyine Şeytan Kalesini yaptılar. 1064 yılından itibaren Çıldır bölgesi merkezi Şeytan Kale oldu.
Loru Terekeme Beyleri Cavak Sancağını 60 yıl idare ettiler. Kıpcaklar 1124 yılında Daryal boğazından geçerek Çıldır'ı ele geçirdiler. Kıpçaklar Gürcüler in Bangrat Kırallarını tahta geçirdiler. Bu dönemde Çıldır'dan diğer bölgelere büyük göçler oldu. 1125 yılında Çıldır Gürcülerden Harzem Şah'ların eline geçti.
1239-1240 yıllarında Moğollar Harzem Devletini yıkarak Çıldır'ı aldılar. Moğollar Ardahan, Çıldır ve Ahıska'nın yönetimini Kıpcak beylerine verdiler. Dönem dönem beylikler egemenliği altında kalan Çıldır Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın Oltu, Ardahan ve Kars'ı almasından sonra 1546 yılında Safavı Şahı birinci Tahmasap Çıldır'ı Ata bek' lerden alarak Cavak beylerinden Varaza oğlu Mahmut Hana verdi. Çıldır'da Rabat ve Şeytan Kalesini yönetim merkezi yaptı. Safavi'ler ve Osmanlılar Çıldır ve Ardahan arasında baskın ve talanlarla birbirlerini hırpaladılar. İran Serdarı Tokmahan ile Osmanlı Ordusu 09 Ağustos l578 günü Zurzuna, Purut ve Suhara (Çıldır, Eşmepınar ve Aşıkşenlik) arasında şimdiki Çıldır düzünde meydan muharebesi yaparak Şeytan Kalesi alındı. Lala Mustafa Paşa Feth edilen yerlerde 3 eyalet kurdu. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde eyaletlerden birisi olan Çıldır eyaletini Osmanlının doğudaki en güçlü ve zengin eyalet olduğunu belirtmiştir.
93 Harbi olarak geçen savaş sonrasında 1877 yılında bölge yeniden Rusların eline geçti 14 Temmuz 1878 de yapılan Berlin anlaşmasıyla Ruslara savaş borcu olarak verilecek olan 245 milyon Osmanlı altınının 200 milyonunu karşılamak üzere 3 sancak denilen Kars, Çıldır ve Batum sancakları Ruslara teslim edildi. 1917 yılında Rusya'da başlayan Bolşevik ihtilalini fırsat bilen Gürcüler bağımsızlıklarını ilan ederek Çıldır'ın işgaline başladılar. Bu dönemde Çıldır Gürcülerle Ermeniler arasında çekişme bölgesi haline geldi. İşgale direnen Çıldır'da yaşanan, Meryem ve Kotanlı köylerinin katliamlarından sonra iki yerleşim birimi yok edildi. Bu dönemde 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan doğan güneş Amasya, Erzurum ve Sivas'ta Ülkeyi aydınlatmaya başlamış, Çıldır'da da Kuvay-i Milliye direnişi başlamıştır. Direnişe karşı başlatılan sindirme hareketi sırasında 1828 yılında Ruslarla yapılan Türkmen Çay anlaşmasıyla yaşadıkları bölgeler Ruslara bırakılan bu sebeple oralardan göç eden ve kitleler halinde Çıldır'a yerleşen Terekemeler ile o zamana kadar Çıldır'da yaşayan halktan büyük gruplar göç etmeye başladılar. Ancak Kuvay-i  Milliye güçleri ve halk ozanı Aşık Şenlik gibi insanlar göçü değil, savaşarak kurtuluşu anlatmaya başladılar.
Merkezi Erzurum'da olan 15. Kolordu, Kazım Karabekir komutasında Milli Şura kuvvetlerinin yardımı ile önce Ermenilerin sonrada Gürcülerin üzerine yürüdü. 25 Şubat 1921 günü Çıldır düşman işgalinden kurtularak Çıldır Türk topraklarına katılmıştır.


 

Kurbanlarımız kardeşlik için

Gazze'ye Yardım

Önemli Linkler
SÜRELİ YAYINLAR DİĞER LİNKLER LİNKLER












 

Esma ül Hüsna
40 Hadis
atatürk
İl Müftümüz

Namaz Vakitleri
Site Duyuruları

Fahri Kuran Kursu Öğretici Sınav Sonuçları []

18 Eylül 2014 tarihinde İl Müftülüğünde yapılan Fahri KKÖ Sınav Sonuçları
İndirmek İçin

Mesleki Bilgileri Tazeleme Sınavı []

Eylül 2014 Mesleki
Bilgileri Tazeleme
Sınavı Cevap Anahtarı
İndirmek İçin

Cami Görevlileri Nakil Sınavı []

İl Cami Görevlisi Nakil Sınav Başvurusu Yardım Dökümanı İçin

RAMAZAN AYI HİZMETLERİ []

Ramazan Ayı Hizmetleri ile ilgili duyuruyu
İndirmek İçin

2014 Çalışma Programı []

2014 Yılı Çalışma Programını İndirmek İçin

İndirmek İçin

» Hava Durumu
    ARDAHAN
Aylık Çocuk Dergisi

Diyanet Aylık Dergisi

Üye Girişi
Sayfa oluşturulma süresi: 0.06 saniye 974,527 Tekil Ziyaretçi